VÜCUT YAPILARI VE
BİYOLOJİLERİ
Orta irilikte ancak oldukca uzun sayılabilecek bir güvercin
ırkıdır. 14 adet olan kuyruk telek tüyleri de genellikle normalden
uzun ve geniş sayılabilir. Bir çoğunda kuyruk hafifce,
kelebeklerde olduğu kadar olmasada, çatı şeklinde iki yana
eğimlidir. Kanatlarını kuyruğun üzerinde taşıyan bu ırkta kanatlar
uca doğru biraz sivrice ve kanat açıklığı diğer bir çok ırka
nazaran biraz daha geniştir (iki kanat ucu arası mesafe), Aynı
zamanda uzunca bir gagaya sahiptirler. Kısa sayılabılecek ayaklara
sahip olan bu kuşların duruşu neredeyse yere pareleldir. Türkiye'de
yetiştirilen döneklerde paça ve tepe görülmez. Son yıllarda sıkca
görülmeye başlayan paçalı yada tozluklu olanları, Makedonya
(Yugoslavya) döneği ile melezdir. Alaca ve düz her renkte görülen
bu güvercinlerde en yaygın renkler beyaz kafalı, kanat uçları
beyaz ve beyaz kafalı, kanat uçları ve kuyruk beyazdır. Diğer
tarafları genellikle siyah, ondan sonra görülme sıklığına bağlı
olarak sırasıyla mavi (siyah şeritli) yada çakmaklıdır. En az
rastlananları kırmızı (ressesif) alacalardır. Beyaz kafalı ve uzun
kanat telekleri beyaz olanlarına İzmir yöresinde Baska, ayrıca
kuyruğu da beyaz olanalarına Galaça adı verilmektedir. Renklerine
görede şöyle adlandırılmaktadırlar; kara galaça, kara baska, mavi
galaça vb. Ressesif kırmızıları, ister düz renkte olsunlar isterse
alaca, çakal olarak adlandırılmaktadırlar. Göz renkleri genellikle
siyah olmakla beraber, yabani göz rengi hariç, diğer göz
renklerinede rastlanır.
Eşeysel olgunluk (kızgınlık), beslenmeye bağlı olmakla beraber
diğer ırklara göre biraz daha geçtir. Aynı zamanda trichomonad ve
paramixovirus gibi hastalıklara karşı daha duyarlıdırlar.
Yavrulara bakma özellikleri posta ve dewlaplara nazaran kötüdür.
Genellikle bir yuvadaki yavrular arasında belirgin bir gelişme
farklılığı görülür.
TÜRKİYEDE
YETİŞTİRİLDİKLERİ YÖRE
Ana yetiştirilme bölgesi Türkiye'nin
batısıdır. Buralardada çok yaygın olmamakla birlikte bazı
kentlerde neredeyse yalnızca dönek yetiştirilmektedir. En fazla
yetiştiricisi büyük kentlerden İzmir'dedir. İzmir'den sonra
Bursa'yı ve Denizli'yi sayabiliriz. Özellikle İzmir ve Bursa'da
başka ırklarda yaygın olarak yetiştirilmesine rağmen Denizli'de
neredeyse yalnızca dönek yetiştirilmektedir. İzmir ve Bursa'da en
çok göçmenlerce yetiştirilmektedirler. Bu illerin dışında Ege
kıyısında bazı ilçelerde, örneğin Ayvalık ve Trakya'da da Malkara
ve Keşan ilçelerinde hemen hemen yalnızca bu ırka rastlanmaktadır.
İstanbul'da da hemen her ırkın olduğu gibi çok az sayıda da olsa
yetiştiricisi mevcuttur.
UÇUŞ
Salındıklarında çok çabuk yükseklik kazanan bu kuşlara yerden kuş
gösterildiğinde (pırıltı) kanatlarını toplayarak dalarlar ve bu
dalış süresince bir yada bir kaç kez kanat kuyruk ekseninde
pervane şeklinde dönerler. Bu ırkta islah hedefi, yüksek hızda
uzun mesafe dönüştür. Dönüş esnasında kanatların duruşu kuştan
kuşa farklılık gösterir. Bazıları kanatlarını neredeyse
vücutlarına yapıştırarak dönerken, büyük bir kısmı dönüş esnasında
kanatlarını çeyrek açık tutarlar. Diğer bir kısmı ise kanatlarını
oldukça fazla açarak dönerler. Yandan bakıldığında kuşun her
dönüşte kendisini çevirttirdiği ve rollerlardan (makaracılardan)
farklı olarak, dönüşler arası geçiş, çok hızlı dönüşlerde dahi
açıkca belli olur. En iyi dönüş 45 derecelik açıyla daldığında
görülebilir. Bu açıdan sapma dalış ve dönüş kalitesini olumsuz
olarak etkiler.
UÇURMAYA ALIŞTIRMA
Kümesde ürkek görünen bu kuşların aslında kontrolleri çok
kolaydır. Kümes önünde eğer bir kaç kuş varsa yerden kolay kolay
kalkmaz. Hatta isterseniz bir gurup döneği bir sopayla sürerek
tanımadıkları yerlere dahi götürebilirsiniz. Dışarıdan bir
müdehale olmadığı sürece, yani onları aşırı derecede ürkütecek bir
şey olmadığı sürece uçmazlar. Ancak bu özelliklerinden dolayı kötü
uçucu oldukları sonucu çıkarılmasın. Dönek yavruları diğer bir çok
ırka nazaran daha çabuk uçmaya alıştırılabilirler. Hiç uçmamış bir
yavru kolayca uçan kuşların ardından yükselebilir. İste bu
özellikleri nedeniyle genç kuşlar ilk uçurulduklarında çok dikkat
edilmesi gereken bir nokta var. İlk uçuslarında dahi diğer kusları
takip edip fazlaca yükselebilirler ancak çoğunlukla aşagıdan kuş
gösterildiğinde diğer alışkın kuşlar gibi hızla aşağıya
inememektedirler. Henüz çevreyi de yeterince tanımadıkları için
çok yüksekten fazla açılmakta ve kaybolmaktadırlar. Hele hele
çevrede başka kuşlar uçuyorsa ve hatta yabani güvercin ve kumrular
dahi yavrunun şaşırmasına neden olabilirler. Bu durumda yavru
kuşun yanında daha önce uçan kusların ürkütülerek yere inmeleri
önlenmeli ve mümkünse daha fazla kuş kaldırılmalıdır. Buradanda
anlaşılacağı gibi yavruların ilk uçuşlarında çok yükselmeleri ve
açılmaları engellenmeleridir. Bu amaçla fazla uzun süre uçmayan ve
çok yükselmeyen başka ırktan kuşlar kullanılabilir. Ancak bu
yöntem dahi, daha öncede belirttiğim gibi eğer çevrede kuşların
konsantrasyonunu bozacak başka kuşlar varsa, risklidir. Yavru
yitirmemenin diğer bir yolu erken uçurmamaktır. Eğer ilk olarak
8-10 haftalik yaşta uçurulurlarsa, yön bulma yetenekleri gelişmiş
olacağından ve yerdende olsa çevreyi daha iyi tanımış
olacaklarindan kaybolmaları zordur. Bazı ırklarda ilk uçurmanın
geç yaşda yapılması uçuş kalitesini ve diğer yetenekleri (takla
gibi) olumsuz yönde etkilemektedir. Hatta bu ırklarda 8-10
haftalık yavruların 5-6 haftalıklara nazaran yalnızca havaya
kalkmalarını sağlamak bile güçleşir. Dönekler, formda tutuldukları
sürece ilk uçurma çok daha geç yaşda yapılsa dahi sorun
yaratmaz. Ergenleşmiş, yani 20-22 haftalık hayvanların dahi
uçurulmaları çok kolaydır. Ayrıca geç yaşda uçurma dalış ve dönüş
kalitesini de olumsuz olarak etkilemez. Ancak bu dönemde
beslenmelerine dikkat edilerek yağlanmaları önlenmelidir. Tüm
uçucu kuşlarda olduğu gibi bu ırktada yemin sınırlı tutulması
gereklidir. Yağlanma iyi uçan ve dönen kuşlarda dahi dalış ve
dönüş kalitesini olumsuz yönde etkiler. Önerim kuşlar aç
olduklarında bir öğünde yiyebilecekleri yem miktarinin sabah
1/3'ünü ve akşam 2/3'ünü olmak üzere iki öğünde verilmesidir. Uçan
kuşlara ağırlıklı olarak buğday verilebilir. Buğdayla birlikte çok
az miktarda kaliteli damızlık yemide verilmelidir. Kuşun kümese
bağlanması yani çevreyi tanıma turları bittikten sonra dalış ve
dönüş alıştırmasına geçilebilir. Bu amaçla alıştırılacak kuş
tecrübeli bir kuşla uçurulmalıdır. Kuşlar yeterli yüksekliğe
ulaştıklarında ve ikisininde posizyonlarının inecekleri yere aşağı
yukarı 45 derece olduğunda (rüzgar altında), önce her hangi bir
işaretle (ıslık, düdük, mendil sallama, el sallama vb.)
dikkatlerinin yere çekilmesi gerekir. Bu işaret bir süre sonra kuş
için "dalışa hazır ol" anlamı kazanır. Akabinde derhal kuş
güsterilerek tecrübeli olan kuşun dalışa geçmesi sağlanmalıdır.
Çok geçmeden tecrübesiz olan da onu takip edecektir. Eğer aynı
anda ikiden fazla kus uçurulursa, her ne kadar toplu uçan kuslar
olmalarına rağmen hepsinin aynı anda pozisyon almalarının
sağlanması güçleşir. Ama havada nerede olurlarsa olsunlar
aşağıdaki kuşa (pırıltı) reaksiyon göstereceklerinden istenen
dalış ve dönüş sonucu alınamaz. Bazı yetiştiriciler bir kerede bir
kuş uçurmaktadırlar. Bu yöntemin avantajı kuşun kontrolünün çok
kolay olmasıdır. Ancak dezavantajıda yalnız başına uçan kuşun
yeterli yüksekliğe çıkamamasıdır.
Alıştırmada pozisyon aldıktan sonra inecekleri yere yani kuş
gösterilecek yere mutlaka bakmaları sağlanmalıdır. Zira dalış ve
dönüş kalitesi bu durumdan önemli derecede etkilenmektedir.
Dönekler uçarken onları iyi izleyebilecek ve onlarında bizi iyi
görebilecekleri bir yerde durulmalıdır. Kuşlar uçarken onların
bizi göremiyecekleri bir yerde durmamız, daha sonra ortaya çıkıp
pozisyon almalarını beklemek boşunadır. Zira pozisyon al işareti
kendimiz oluruz ve kuşlar bizi görür görmez dalış için beklemeye
ve hatta dalışa geçerler. Bu nedenle daima görünecek bir yerde
bulunulmalı ve "dalış için hazır ol" işareti verilmelidir.
Yazan: Dr. Türker Savaş