Bu güvercin ırkı
dünyada “Damascus” adı ile tanınmaktadır. Suriye’nin başkenti olan
Şam’ın Arapça olarak adlandırılış şekli Damascus dur. Dünyada
Damascus ya da Damascene olarak tanılan bu güvercinler, bugün
ülkemizde “İstanbullu”, “Ela göz” “Karagöz” ve “Muz” gibi adlarla
bilinirler. Lübnan’da ise “Booz” olarak adlandırılırlar. Kendine
özgü belirgin bir formu ve rengi olan bu güvercinler, günümüzde
Şanlıurfa ilimiz ve çevresinde yaygındırlar.
Köken olarak çok eski devirlerden gelme bir
ırk olduğu bilinmektedir. Irksal özelliklerini bugün de belli
bir oranda koruyabildiği için, dünyada bu anlamda eşine ender
rastlanan ırlardan biri olduğu söylenebilir. Eski Mısır
papirüslerinde ve taş oymacılığında bu güvercine ait figürler
bulunması, İstanbulluların geçmişinin çok eskilere dayandığını
göstermektedir. Eski Mısır’da bereket tanrıçası ile birlikte
görülen bir kuştur.
Eskiden Arabistan yarımadasında bu
güvercinlere Mahomet (Muhammet) denilmekteydi. Böyle
adlandırılmalarının belli bir dinsel inanış temelinde
geliştiği bilinmektedir. Bu ırk 1600 lü yıllarda İran ve
Osmanlı devletinde de yetiştirilmeye başlanmıştır. Bu ırk ilk
kez 1868 yılında, Osmanlı padişahı Abdülaziz döneminde
İstanbul’dan İngiltere’ye gönderilmiştir. İngiltere kanalı ile
sonradan diğer Avrupa ülkelerine de yayılmıştır. Güvercinlerin
Avrupa’ya yayılmalarını takiben bu güvercinlerin adı da
değişmiştir. Bu tarihten sonra bu güvercinlere Damascus
denmeye başlanmış ve Muhammet adı terk edilmiştir. Günümüzde
de bu adla dünyada bilinmektedir.
İstanbullular uçuş özellikleri bakımından
gerdanlı (dewlap) ırklarına benzerler. Filo uçucusu olarak
kullanılırlar. Havadaki görünüşleri oldukça etkileyicidir.
Göğüsleri biraz daha öne çıkık ve geniştir. İstanbullularda
göz rengi, kırmızıya yakın koyu portakaldır. Gözler parlak
olur ancak gözlerde dikkati çeken önemli bir özellik
gözlerinin biçimidir. Gözler biraz büyük, çok daha alımlı ve
güzeldir. Kısa ve kalın olan gaga siyah renklidir. Ayak
tırnakları siyahtır. Ayaklar kırmızı ve paçasızdır.
İstanbullu ırkında belli bir renk standardı
bulunmaktadır. Bu güvercinler mavi renginde olurlar. Bu renk,
taklacı güvercin ırkımızdaki boz (sabuni) gibidir. Vücut açık
renklidir. Göğüs üzerinde kına bulunmaz. Vücudun üzerinde
herhangi bir renk yaması, yoktur. Bu güvercinler genellikle
şeritlidir. Şeritleri koyu siyah tonda ve her iki kanadın
üzerinde iki sıra olarak bulunur. İstanbulların pullu olan
tipleri de vardır. Bu tipleri renk olarak taklacı
güvercinlerimizdeki çakmaklı gibidirler ancak yurdumuzda fazla
yaygın değildirler. İstanbullu ırkının Bağdadi ırkı ile
kırılması sonucu “şafra” adı verilen kırma bir ırk
geliştirilmiştir. Şafralarda renk çeşitliliği daha fazladır.
Şafraların mavi renk ve pullu tipleri İstanbulluya benzerler
ancak daha iri vücutları, uzun ayakları ve burun eti
yoğunluklarının daha fazla olmasıyla ilk bakışta ayırt
edilebilirler.
Hazırlayan: Yavuz İŞÇEN